Termal Kaplıcalar : İlçemizin 13 km kuzeydoğusunda bulunan termal kaplıcalar, halka hizmet vermekte olup mezkur alanda seracılık da yapılmaktadır. M.T.A. Enstitüsü Jeotermal Dairesince yapılan araştırmalar sonucunda, akışkan buhar ve elektrik enerjisi üretilebileceği gibi merkezi ısıtma ve sanayi tesislerinin sıcak su ihtiyaçlarının da karşılanabileceği anlaşılmıştır. Kaplıca hakkında Evliya Çelebi Seyahatname'sinde " Bir latif suyu vardır, niceleri gelip burada şifa bulurlar, suyu insan vücuduna cila verir.” diyerek buranın kıymetini yüzyıllar önce tarihin sayfalarına kaydettirmiştir. Kaplıca, ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında halkımıza hizmet vermektedir. Yılda 15 bine yakın vatandaşımızın faydalandığı ve şifa bulduğu kaplıcalarımızın mülkü Turgutlu Belediyesine ait olup, yine Turgutlu Belediyesi öncülügünde kurulan TUR-KAP A.Ş. tarafından işletilmektedir. 300 kişilik yatak kapasitesi bulunmaktadır. Kaplıca suyu içilerek ve banyo yapılarak kullanılmaktadır. Dikkate değer mineralizasyon seviyesi gösterdiğinden, sindirimi kolaylaştırıcı, safra kesesi ve karaciğer fonksiyonlarını uyarıcı etkileri ön plandadır. İç ve dış safra yollarındaki duraklamayı çözer. Özellikle karın içi organların spazmalarında içme kürüyle ciddi faydalar sağlar. Ayrıca mide, bağırsak rahatsızlıkları, romatizma, siyatik, alarji, kırık, çıkık ve kadın hastalıkları ile ruhsal bozukluklarda şifalıdır.

Ovacık Yaylası : Ovacık Yaylası Turgutlu'nun güneyinde ve 40 km uzaklıkta bulunmaktadır. Bir doğa harikası olan, bol ağaçları ve yeşilliği ile de tam bir oksijen kaynağı olan Ovacık Yaylası, piknik yapmak isteyenler için çok iyi bir seçenektir. Ayrıca yayla turizminin gelişebileceği potansiyel bir alandır.

Urganlı Höyüğü : Turizm potansiyeli açısından göze çarpan önemli bir yer de Urganlı Kaplıcaları yanındaki prehistorik höyüktür. Bir fay kırığının ova içindeki devamında yer alan ve Urganlı Höyüğü olarak adlandırılan bu höyük turizm potansiyeli açısından önemli olabilecek bir kaplıcanın yanında yer almasıyla da dikkat çekmektedir. Kaplıcanın yaklaşık 300 m. güneyinde, ova kenarında bulunan bu höyük üzerinde yapılan çalışmalar höyüğün, Erken Tunç Çağı II evresinden itibaren yerleşim gördüğünü göstermiştir. Günümüzden yaklaşık 4000 yıl öncesinden itibaren yerleşim gördüğü söylenebilir. 200X80 m. ölçüsündedir ve civarın şimdiye dek rastlanan en büyük höyüğüdür. Höyüğün hemen yakınındaki sıcak su kaynağı, verimli ova ve Gediz Nehri, insanları buraya çeken etkenler olmuştur.